Konya’daki deprem paniğe neden olmuştu! Açıklama geldi!

[ad_1]

Konya’da meydana gelen 3.0 şiddetindeki deprem, vatandaşlarda korkuya sebep oldu. Deprem hakkında açıklamalarda bulunan Başkan Şükrü Arslan, “Korkulacak, paniğe, endişeye kapılacak bir durum söz konusu değil. Bu kadar küçük şiddette bir deprem merkez üssü olmasından kaynaklı fazla hissedildi.” dedi.

Gece saatlerinde meydana gelen 3.0 büyüklüğündeki deprem paniğe sebep oldu. Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Şükrü Arslan depreme ilişkin açıklamalarda bulunarak, yaşanan depremin olağan bir durum olduğunu belirtti.

Fazla hissedilmesinin sebebini açıklayan Başkan Arslan, “Kandilli Rasathanesine göre 3, AFAD açıklamasına göre 2.7 büyüklüğünde Karatay bölgesinde bir deprem meydana geldi. Bu tarz 2.5, 3 gibi küçük depremler Konya için olağan depremlerdir. Sürekli yaşadığımız beklenen depremlerdir. Korkulacak, paniğe, endişeye kapılacak bir durum söz konusu değil. Bu kadar küçük şiddette bir deprem merkez üssü olmasından kaynaklı fazla hissedildi. Karatay bölgesinde ve zeminden kaynaklı olmasından dolayı fazla hissedildi. Konya’mız için arşiv deprem sarsıntılarına baktığımız zaman sıkça gördüğümüz depremlerdir. Bu dönem bu konularda daha fazla hassas olduğumuz için bizi ürpertiyor.” ifadelerine yer verdi.

jeoloji-muhendisleri-odasi-konya-sube-baskani-sukru-arslan.jpeg

‘KAHRAMANMARAŞ DEPREMİYLE BAĞLANTISI YOK’

Kahramanmaraş’ta yaşanan büyük deprem ile Konya’da yaşanan depremin bir ilişkisi olmadığının altını çizen Arslan, “Kahramanmaraş’ta yaşanan deprem Doğu Anadolu fay zonundaki art arda kırılmadan oluşan bir depremdi. Konya’mız Doğu Anadolu fay hattıyla herhangi bir ilişkisi bulunmamaktadır. Bu yüzden Konya’da olan bu küçük sarsıntı ve depremlerin, o bölgedeki yaşanan depremlere bağlamak doğru olmaz. Konya’daki fay sistemi tamamen kendine münhasır, kendi dinamikleri olan bir yapıya sahip. Konya fay zonumuz var bu ama küçük bir fay zonudur. Doğu Anadolu gibi büyük deprem üretimine sahip olmayan bir fay zonudur. Bilim adamlarının yapmış olduğu çalışmalarda bazı bölgelerde 10 bin yıla kadar periyot aralığı görülmektedir. Geniş bir periyot aralığına sahiptir.” şeklinde konuştu.

‘HER ZAMAN MEYDANA GELİYOR’

Bu tür depremlerin hissedilmese de her zaman yaşandığını dile getiren Arslan, “Yer kabuğu hareketli bir sistem. Sabit değil. O yüzden bu depremler gün içinde her zaman olan, birçoğunu hissetmediğimiz depremler olarak karşımıza çıkıyor. Zaten Konya Ovası tamamen bir çöküntü havzası. Konya Havzasının etrafına baktığımız zaman fay sistemi etrafında çökmüş bir havza olarak karşımıza çıkıyor. Bu yüzden Konya Havzasının yer kabuğu dinamik bir sistem. Bu yer kabuğuyla ufak sarsıntıların art arda olması olağan durumlardır. Bunlar bizim bildiğimiz olağan depremlerdir. Burada esas olan büyük şiddetli bir deprem üretme potansiyelidir. Buna baktığımız zaman da Konya merkez için, Kahramanmaraş’taki kadar büyük şiddette deprem üretebilecek bir fayımız bulunmuyor. Konya fay zonumuz o şiddetlere ulaşacak bir fay zonu değil. Ama Konya’nın etrafında bulunan fay zonları var.” diye aktardı.

konya-genel.jpeg

‘KONYA’YI ETKİLEME POTANSİYELİ MEVCUT’

Konya çevresinde bulunan fay zonlarının, Konya’yı etkileyebileceğini söyleyen Arslan, “Büyük şiddetli depremlere sebebiyet vermeseler de nispeten Konya fay zonuna göre daha yüksek potansiyeli olan fay zonlarıdır. Bunlar Konya’ya yaklaşık 150-200 kilometre uzaklıkta bulunan faylardır. Bunlar Ecemiş fay zonu, Tuz Gölü fay zonu ve Akşehir fay zonu olarak karşımıza çıkmakta. Buralarda oluşabilecek orta veya yüksek şiddetli depremde Konya’yı etkileme potansiyeli mevcut. Bizim burada Konyalı hemşerilerimiz olarak yapmamız gereken bir an önce yapı stokunu ortaya çıkararak yapıların tarihlerini, depreme dayanaklıklarını, malzeme, demir, beton kalitelerini ortaya koyarak olası bir deprem esnasında depreme dayanıklı olup olmadığını öğrenmemiz gerekiyor. Bu ortaya çıkan tabloya göre depreme dayanıklı gözükmeyen yapıları kentsel dönüşü kapsamında ivedilikle depreme dayanıklı yapılara dönüştürülmesi gerekiyor.” sözlerine yer verdi.

‘BU KONYA’YA BORCUMUZDUR’

Riskli yapıların kentsel dönüşümle dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Arslan, “Konya’da en büyük yaşanmış deprem 5.5 şiddetinde yaşanan Kızılören depremi olarak karşımıza çıkıyor. Konya’mız ovaya kurulmuş bir şehir. Bizim mevcut parametresini iyi ortaya koyup, uygun evler inşa etmemiz gerekiyor. Yeni veya mevcut yapıların mevcut parametresine göre ne kadar uygun olup olmadığını kontrol edilmesi ve bununla ilgili geniş kapsamlı belediyelerimizle, meslek odalarımızla ortak çalışmayla bu yapı stokunun bir an önce ortaya çıkarılıp riskli görülen yapıların kentsel dönüşümle depreme dayanıklı konutlara çevrilmesi gerekiyor. Ve Konya’nın depreme dayanıklı kent, duyarlı kent olarak geliştirmemizi sağlamamız gerekiyor. Bu bizim, hepimizin Konya’ya bir borcudur.” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.

• BÜŞRA ERKUŞ / YENİ HABER GAZETESİ

[ad_2]

Source link

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*